Forum içi arama

mail grup

Gönderen Konu: NECİP FAZIL KISAKÜREK ( Hazır Cevaplar, Nükteler, Polemikler)  (Okunma sayısı 4497 defa)

Çevrimdışı Maksimilyanus

  • PROFESYONEL YAZAR
  • ******
  • İleti: 1931
  • Biricik meselem, Sonsuza varmak...
Bir gün Necip Fazıl, bir üniversitede konferansa katılmış...
Çıkıp herzamanki gibi Din ve Allah kavramı hakkında konuşmuş...
Konuşması bittikten sonra, onunla karşıt görüşlü olan bir Prefesör, Necip Fazıl'a
'Siz önceden çıkıp farklı şeyler söylerdiniz, şimdi ise o sözlerinize çelişen şeyler söylüyorsunuz... Yazdığınız şiirler hala ezberimdedir... bu ne demek oluyor? '
Necip Fazıl'ın cevabı meleklere parmak ısırtacak bir cevap olur 'Benin geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri sadece köpekler kurcalar'
------------------------------------------
Bir gün Anadolu davasının savaşçısı olan arkadaşını son yolculuğuna uğurlamak amacıyla gitmiş olduğu ziyarette, arkadaşının hastalığı epeyce ilerlemiştir. Artık son demlerini yaşayan arkadaşı titremekli hâliyle şairimize “hoş geldin” der. Bu hâl karşısında ise arkadaşına verdiği cevap mânidardır:

“Ne titriyorsun. Sen ve ben herkesin Allah lafzını ağzına almaktan korktuğu bir devirde bu işin bayraktarlığını yaptık. Durma, vur kapıyı, gir içeri”
------------------------------------------
Bir gün bir komünist güya düşünme istidadında biri, bana dedi ki:

"-İslam'ı takdir ediyorum, her şeyiyle harika..."

"-Eeee!...."

"-Ama iktisadi doktrini yok!..."

O komüniste dedim ki:

"-Sana birşey söyleyeceğim şimdi, herşeyi anlayacaksın. Tıpkı bir elmadaki erimiş lezzet gibi... İslamda bütün iktisadi dava (ama onu çözebilmek, lifini bulabilmek lazım...) maden suyunda demir gibi; bünyede erimiş olarak mevcuttur. Ne mutlu onu görebilene!...


"Beninki benim, seninki de senin!..." Bu ŞERİATTIR.

İkincisi "Seninki senin, benimki de senin!..." Bu TARİKATTIR.

Üçüncüsü:"Ne seninki senin ne benimki benim... Herşey Allah'ın.." Bu da HAKİKATTIR.


Komünist muhatabım o kadar tahassüs sahibi oldu ki, gözleri yaşla doldu. Fakat, ne inceleyen, ne soran, ne ayıklayan, ne bakan, ne eden var bu memlekette. Sadece mağrur bir cehalet.


(Dünya Bir İnkılap Bekliyor eserinden alıntı...)
-------------------------------------
Benim "Bab-ı âdî" dediğim yer... Kuruluşundan bugüne tamamen bize zıt bir müessese... Tanzimattan beri, birkaç sözde ismi Türk ve müslüman insan... Fakat hakikatte yahudi sermayesi, emperyalizm dâvası, âdet ve an'anemizi bozma gayesi ve onun plânı... O matbuat o gün bugün terakki ede ede gelmiştir.

Bir gün, bir gazete, benim için "İşte, sen ancak on - onbeş bin satarken biz yüzbin satarız!.." gibilerden bir yazı yazmıştı.
Cevap verdim:
"Sen yüzbin değil, beş milyon da satabilirsin. Beş milyon fahişe işleten bir umumhane beş milyon kişinin vicdanına hükmettiğini iddia edemez!.. Ama benim onbeş bin kişim, öyle onbeş bin kişi !

(Yolumuz, Halimiz, Çaremiz Konferansından)
----------------------------------------
Üstad'ın çalışma odasına giren bir yazar üstadın çalışma odasına göz attıktan sonra:

-Hayrola üstad çalışma odanda hiç kitap yok, siz hiç kitap okumaz mısınız? diye soru sorduğunda, Üstad şu cevabı verir:

-Sen hiç süt içen inek gördün mü?
-------------------------------------
Bir abiden dinlemiştim, kaynak belirtemiyecem değerlendirmesi size kalmış.


Necip Fazıl'la Nazım Hikmet'in kaldıkları aynı hapisanede, tek kişinin geçebileceği koridor varmış

Koridordan Necip Fazıl geçerken karşıdan Nazım Hikmet te geliyormuş. Yaklaştıklarında Nazım Hikmet: "Ben Köpeklere yol vermem" demiş.
Sukunetini koruyan Üstad ise kenara çekilerek "Ben yol veririm." demiş
-------------------------------------
Birgün büyük şair Necip Fazıl Kısakürek kendisine: İslamiyet denince burnuma ayak kokusu gelir!..''diyen ihtiyar gazeteciye;
''Senin o burnuna gelen, İslamiyetin değil; kendi ciğerinin pis kokusudur. Sen bir mücerredi, bir müşahhastan ayıramayan ahmaksın!...'' der..
-------------------------------------
Nazım hikmet ne kadar üstad dan daha fazla reklamı yapılan ve gözlerde büyütülen bir adam olsa da kendi içinde üstadın büyüklüğünü biliyor heralde ki kıskançlığından garezinden kuduruyor.
Birgün üstad'a yine laf atar, gazetecilere konuşurken üstad için "alçak adam" der. Gazeteciler üstad'a gelir:
Nazım hikmet sizin hakkınızda alçak dedi derler.
Üstadın cevabı nazımı nasıl öldürmedi bilmem:
alçağın da bir seviyesi var, çukur adam ...
-----------------------------------


aldimeola1122

  • Ziyaretçi
Ynt: NECİP FAZIL KISAKÜREK ( Hazır Cevaplar, Nükteler, Polemikler)
« Yanıtla #1 : Ağustos 25, 2010, 04:47:51 ÖÖ »
Çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin yatağını yorganını satardın.
Necip Fazıl Kısakürek

 






Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
14 Yanıt
4599 Gösterim
Son İleti Eylül 24, 2008, 00:49:13 ÖÖ
Gönderen: fener
39 Yanıt
3336 Gösterim
Son İleti Eylül 08, 2009, 19:23:25 ÖS
Gönderen: ales
6 Yanıt
837 Gösterim
Son İleti Mayıs 26, 2010, 09:25:36 ÖÖ
Gönderen: katre-i yağmur
7 Yanıt
1054 Gösterim
Son İleti Eylül 25, 2012, 12:09:56 ÖS
Gönderen: yusuf_pdr
45 Yanıt
887 Gösterim
Son İleti Kasım 19, 2014, 10:41:23 ÖÖ
Gönderen: kitap_delisi06